Evet yorucuucu koskoca iki gün.Simdi ne yaşadım hadi birlikte hatırlayalım..
Ulus'tan Çubuk'a gitmek için heykele yürüdüm. 487 Siyah Beyaz'ın tam karşısında kalkıyor Ben beklerken keşke fotoğraf çektiğim belli olmasaydıda sarkık vücutlu ve vücudunu aşağıya doğru sarkıtan amcamı çekebilsem dedim fakat öncesinde ego duragini bilmediğim için oradakilere sordum tahmin edin kimdi onlar Suriyeli canlar zaten bana ilk seferde hep farklı güzellikler çıkar bizim buralı başka bir dünya vatandaşında sıra özellikle sordum tam karşısı mı diye evet dedi.Bekliyorum, Siyah Beyaz'ın karşısında manzara benden çok onu rahatsız etmiş olacak ki surada bekle istersen demeye kalmadı gösterdigi yerden 487 belirdi .Aman ne güzel şimdi sırada nerede ineceğim kaldı Hastane duraginda inecektim indimde fakat ben 300 metre geriye yürümek zorunda kaldım.Arkadaşımın dedesi 50 metre öteden el sallamaya başladı bile babasını bulmuş Yeşilçam'ın içindeki karakterler gibiydik.Saat 19 00 olmalı ben artık evdeydim oturduk yemeklerimizi yedik sonra da oturma odasında sohbet etmekteydi sıra. Ben o gün bir kez daha anladım ki şu dünyada en çok yaşlılar ve çocuklarla vakit geçirmeli bir taraf insan sarrafı size hak ettiğiniz gibi davranıyor diğer taraf ise olabildiğince dürüst hoşlanmadığına yanaşmıyor. Saat 23:30'a doğru uyuma moduna hazırlamaya başladım kendimi önce beynim sonra da yatağım hazır olunca sabah beşte kalkmaya odaklanarak uykuya çok kaptırmadan kapattım gözlerimi saat 5 15 arkadaşım uyandırdı beni aramızdaki alışverişten sonra hazırlanmaya başladık.Ufak bir minibüs kiralanmıştı en arkaya geçtikten sonra tüm akrabalar cümbür cemaat yola çıktık.Kahkahalar eksik olmadı,gelmedik mi hala başlığı altında varmış olduğumuz dost diyarı ise Hacıbektaş'ti.
Hacıbektaş adak adayanların bir arada olduğu ,yüzlerde tebessümün eksik olmadığı bir yer.Insan kendisini yalnızken bile güvende hissediyor .Biz Çilehane'deydik ama isterseniz sizler Haydaroğullarında yine kurban kesip pişirebilirsiniz.Bizim tercih etmis olduğumuz Çilehane'nin girişinde ise sizi yöresel ürünler karşılıyor benim gibi etnik izler taşıyan ürünlere merakınız varsa eminim çok hoşunuza gidecek Çilehane'nin dükkanlarıni altını üstüne getirdikten sonra Cilehane'nin yukarısında bulunan Delikli Taşa yürüdük Delikli Taşın hikayesi de şöyle; eğer bu delikten geçmek istiyorsanız günahlarıniz sevaplarınizdan az olmalı eğer yardımla çıkarsanız günahlarınızda azalma olmaz, Kendi gayretinizle çıkarsanız ise günahlarıniz silinmiş olur.Yine delikli taşa çıkmak için yürürken üst üste sıralı taşları göreceksiniz. Aman dikkat kimsenin hayallerini yıkmayın!
Bu irili ufaklı bazen ise bir kaldırım taşı büyüklüğündeki taşların hikayesi şöyle ; diyelim ki 11 tane dileğiniz var buna paralel olarak 11 taşınız onuncu taşa kadar üst üste dizmeyi başardınız fakat onbirinci taşta hepsi yıkıldı yine de üzülmeyin 11 tanesi değil sadece düşen onbirinci dilek gerçekleşmeyecekmiş 10 tanesi cebinizde yani.Biraz ileride Hacıbektaş heykelinin altında taşları özellikle koyabileceğiniz boşlukları olan bir duvar var.
Eğer taşlar duvarın üstünde duruyorsa mutlu son fakat duymuyorsa fazla zorlamayalım onun yerine de Dilek Taşının ilerisinde yine ufak bir delikten elinizin sokabileceginiz Delikli Taşın minyaturu var.
Bestas' a gelmeden önce özellikle not aldığım ve yeni öğrenmiş olduğum yeni bir bilgiyi aktarmak istiyorum her yörenin ağzı başka tabii,bakın bakalım ne demek istiyor: "kör itin öldüğü yer"siz ne anlıyorsunuz? Bende önceden söylediklerinde anlamadım. Daha sonra ne demek olduğunu sordum ve bana uzak yer anlamında kullanıldığını söyledi bir arkadaşım.Kör itin öldüğü yerlere gidin görün derim. Beştaş'a gidelim diyorum Bestaş'ta sizi ellerinde tepsilerle karşılayan aynı amaçla ama birbirinden haberleri olmayan 3 kişi var.Amaçları ne mi? Mum tuz ve yeşil bir bez vermek hah birde kilit. Bana sorarsaniz kilidi almayın, Kilit dışında saydıklarım 5 lira kilitle 10 lira veriyorsunuz hepsine.Kilit bence isin ticari kismi beni sorarsanız böyle düşünmeme rağmen aldım pişman değilim 😂😂😂 Beştaş'ın önemi ve hikayesini anlatan birisini daha birisi daha var dinledikten sonra hakkını vereceksiniz pekala dinleyebilirsiniz.Bu arada Beştaş'ın hikayesini dinledikten sonra amcamızın duasına sira geliyor söz hakkı bize gelince Allah Allah diyerek eşlik ettik duaya.
Sıradaki rotamız belediye önü konser alanındaki Hacı Bektaşi Veli Müzesi'ne uğrayacağız yine oraya gelmeden önce dilerseniz yol boyu devam eden dükkanlara uğrayabilir hem kendinizi hem de sevdiklerinizi şımartabilirsiniz.Türbe ziyaretine gelmeden orada duymus oldugum bir seyi de paylasayim bari.Sizce şalvara ne diyorlardı?Şalvur şalvor.Hayır!Pandik,kendime pandik alabilir miyim derseniz en güzelini vereceklerine eminim şimdi türbeyi ziyaret edebiliriz bize kapısını öperek geliyorsunuz dediler. Ben her kapıya normal girdiğim için bu kapıyı öperek girdim siz isterseniz giris kapısı ile birlikte turbenin kapısını opebilirsiniz. Ben sadece türbenin kapısını öpmek ile yetindim Siz ikisini de isterseniz öpün,öpüşmek sevmektir.Merdivenlerden inince sağınızda kalabalık görürseniz korkmayın o kalabalık Arslan ağzının kalabalığı Arslan ağzından çıkan sudan su içenler,ellerine ellerine dökenler, saçlarını ıslatanlar...Fakat ben delikli taştaki gibi yine o kalabalığa girmeye pek sıcak bakmadım. Maalesef. Girenleri bir süre seyrettim.Seyretmesi bu kadar keyifliyse islanmasi ne kadar keyif vericidir bilmiyorum.
Müzenin içinde as evi karşılıyor sizi. Arslan ağzının hemen ilerisinde. Eskiden kırk öküz bir araya getirip bu davaya başını koyanlari ve yakınlarını doyuruyorlarmis.
yine müzede de çilehane var İnsanların aynı doğrular altında ne kadar kurallara uygun olduğunu burada görmek mümkün.Kiler evine girebilirsiniz ,Kiler evinde her bir isme ait postları görebilirsiniz Bektaşi tahtını görebilirsiniz, mihman evi ,Meydan evinde görebilirsiniz bu kültüre ait çok özel özel eşyalar isimler duyacaksınız okuyarak geçin lütfen kalabalığın seline kapılmayın Derviş giysilerinin eşyalarını dikkatle inceleyin,dervişlerin fotoğrafları ise bence duyabilen için konuşuyor. Hacı Bektaşi Veli'nin türbesini de Çok sıra vardı fakat buna diyeceğini biliyordum .Hacı Bektaşi Veli'nin türbesini içine girdiğinizde 4 Etrafında öperek bağlanıyorsunuz çıkarken sakın arkanızı dönmeyin çıkarken kapılara dikkat, alçaklar kafanızı vurmayın ben vurmadım neyse ki 😂dışarıda ağlayan ağacın hemen yanında Dilek Taşı var Dilek taşının olayı da şöyle :Eller Dilek taşını içine alacak şeklinde kavuşturuluyor sonra da dizleri kırarak aşağıya doğru ellerimizi indiriyoruz parmaklar ayrılıncaya kadar dilek dilemeye devam ayrıldığında ise artık sıranızı verebilirsiniz en arkadan gelip önünüzde geçen insanları da hoşgörün sonuçta herkese sıra geliyor ağlayan ağacın etrafında dilerseniz fotoğraf çekilebilirsiniz yine yazmasına rağmen dokunanlara aldırmayın fotoğrafınızı çekilin ve oradan sessizce cekilin benim Hacıbektas ile ilgili notlarım bu kadar karnımı doyurdugum,aşka şahitlik ettiğim,sevdiklerimi andığım duygulandıgim, sorguladığım bolca oğrendigim, yeni insanlar tanıdıgim harika bir seyahatti dönüşümüz de bir o kadar harikaydı fakat gezi artık bitti😄










Hiç yorum yok:
Yorum Gönder