19 Eylül 2016 Pazartesi

BİZ KİMİZ???

  


 Biz kimiz?
Hazan Berrak DAŞTAN
Özlem KALKAN
 Melisa BOZTEPE

     Bizde kendimizden bahsetmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Sizlerde soruyorsunuzdur. Bunlar kim ? Amaçları ne? Ne yazıyorlar? Öyleyse sırasıyla anlatmaya başlayalım. 

Biz üç yakın arkadaş daha doğrusu birbirine bağımlı dost ve dünyayı kurtaran adamın kızlarıyız diyebiliriz. Çünkü dünyayı kurtaracakmış gibi her şeye el atan yardımcı olmaya çalışan; kadınları, hayvanları, doğayı, çocukları,kitapları,sanatı koruma peşinde olan gençleriz. Ki bunları saymakla bitmiyor amacımız. Atamızın bıraktığı değerlere büyük saygı duyup ilkelerine uymaya çalışıyoruz,milletimizin de bu değerlere uymasını saygı duymasını istiyor ve diliyoruz. Bu dünyadaki vahşetin sanatla kurtulacağına inanıyoruz. Şiddeti ve terörü lanetliyor ölen her canın acısını içimizde hissediyoruz.Biz ne yapabiliriz diye sorguluyoruz! Edebiyatı seviyor,sporu yaşamımızın içinde tutmaya özen gösteriyoruz. Seyahat etmeye,gezmeye,yeni insanlar tanımaya bayılıyoruz. Keşfetmek her insanın içerisinde bulunan bir arayış ve bu arayışın farkına varanlar kendini yollara adıyor.Sanırım bizde farkına vardık ve her fırsatta kendimizi yollara atıyoruz.Hem kendi içimizde yolculuk ediyor hemde yolları aşıyoruz. Sürekli bir çılgınlık peşindeyiz. Eğlencesinden dansına,müziğinden adrenalinine kadar. Aslında en büyük amacımız her daim kendimize bir şey katmak ve Delfi Tapınağında '' kendini tanı'' yazması gibi kendimizi tanımak için çabalıyoruz. Bizce en önemli şey bir insanın kendini tanıması. Kendini tanıyan insan karşısındakine de saygı duyar değer verir ve anlar. Kendini tanıyan insan ne istediğini bilir kişilik denen şeyi ruhuna oturtur ve hiçbir zaman boşa zaman geçirmez. Çünkü ne yapması gerektiğini biliyor, farkındadır. Bunun yolunun da sanattan,edebiyattan,felsefeden, kitaplardan,seyahat etmekten ve çeşitli aktivitelerden  geçtiğini düşünüyoruz. İşte bizde o yolda yolculuk yapıyor her şeyden önce kendimizi sonra yaşadığımız dünyayı keşfediyoruz. Keşfetmeye de devam edeceğiz. 




      Bizi tanıştırıp birbirimize bağlayan şey neydi biliyor musunuz?SANAT!

Tango sayesinde birbirimize kavuştuk. O yüzden tangonun yeri bizde başkadır ve fazlasıyla minnettarız tangoyu çıkartan Arjantin halkına. Beslendiğimiz ve birbirimizi beslediğimiz yaşam enerjimizse hiç bitmiyor sizler de yaşam enerjisini eksik etmeyin ruhunuzdan. İlerledikçe daha da yol olduğunu fark ediyorsunuz. Sonu gelmeyen bir yol... Ve bu yolda yanınızda bulunacak insanlar önemli. Biz beraber o yolda olmaktan çok mutluyuz.İnsanlar tarafından kırılsakta ne olursa olsun çizgimizden şaşmamaya dikkat ediyoruz. Çünkü o çizgi kişiliğinizin çizgisidir ve o çizgiden uzaklaşırsanız kişiliğinizden de uzaklaşır hatta kaybedersiniz. Hayat şöyle bir baktığınızda uzunmuş gibi görünür ooooo yıllar var dersiniz. Ama bir bakmışsınız çoktan geçip gitmiş. İşte sanılanın aksine öyle kısadır. Ve üzerinde durmamız gereken noktaysa yarınımızın olup olmadığıdır. O yüzden yarınımız yokmuş gibi yaşamak bugünü öyle değerlendirmek gerek. Hayalleri planları cesaret edemediklerimizi ertelememek gerek ve zamanı olduğunca iyi değerlendirmek gerek. Keşke yapsaydım dememek için şimdiden yapmaya koyulmak gerek.Anı yaşamak gerek.


                         
     
Yaşadığımız süre zarfınca hiçbir şey yapmamaktansa yapıp pişman olmayı tercih ederiz. En azından denedik diyebilmek için.  Hayatta her duygu tadılmalı her türlü çılgınlık denenmeli bizce ve "önce can sonra canan " denildiği gibi önce kendi mutluluğumuz için yaşamalıyız. Hayat bizim ve biz yönlendirmeliyiz . Komuta bizde olmalı bir başkasında değil hatta ebeveynlerimizde bile değil(saygı çerçevesinde).


                          
       Kısacası kendimiz için bir şeyler yapmalıyız. Az çok bizler hakkında kafanızda fikirler oluştuğunu düşünüyoruz ve amacımızı da anlamışsınızdır diye tahmin ediyoruz. Bizce kendinize not olarak alacağınız şeyler de olacaktır.Son olarak özgürlük senin ve doyasıya yaşa diyoruz. Kendinize iyi davranın :) :)


                   


1 yorum: